| Corc Bize, külliyeten antreman yaptır (!) |
|
|
|
Televizyonlardaki bilgi yarışmaları dil yanlışından geçilmiyor. Bu konuda Kanal D’deki ‘Kim 500 Milyar İster?’ başı çekiyor. Adı geçen izlencenin 8 Mart gecesi ekrana gelen bölümünde şu soru soruldu: "Boks antremanlarında kullanılan torbanın içi neyle doldurulur"? ‘Bir spor dalında yapılan alıştırma ya da hazırlık çalışması, idman, egzersiz’ anlamlarına gelen ve ekrana ‘antreman’ diye yazılan sözcüğün doğrusu ‘antrenman’ (Fr. Entraînement) değil mi! Yanlışının ayırdına varıp onu düzeltmek de bir erdemdir. Gelgelelim, ‘Kim 500 Milyar İster?’ciler 17 Mart gecesi yayınlanan bölümde de bu kez yanıt seçeneklerinden birini ekrana aynı biçimde yazdılar: "Antreman"! Bilmemek değil öğrenmemek... ‘Kim 500 Milyar İster?’i sunan Kenan Işık, yine 17 Mart tarihli yarışmada, Fransızlar’ın ‘insanın herhangi bir olayı daha önce de yaşadığı izlenimine kapılması’ demek olan ünlü ‘deja vu’ sözünü de sanki Türkçeymiş gibi okudu. Oysa elbette ‘deja vü’ diye okuması gerekirdi. Bu konuda bir büyük yanlışı da Star TV’den Show TV’ye geçen ‘PassaParola’ adlı yarışmanın sunucusu Metin Uca yaptı. Sayın Uca, yarışmanın 1 Mart gecesi yayınlanan bölümünde, ‘Carmen’ operasının Fransız bestecisini sordu. Yarışmacı bilemeyince de yanıtı Uca’nın kendisi üstüne basa basa verdi: "Corc Bize"! Ünlü besteci George Bizet’nin Fransız olduğunu söylediği halde, adını ‘Jorj’ diye okuması gerekirken İngilizce telâffuz eden bir sunucu olabilir mi? Bizde oluyor. (Sık sık sözünü ettiğimiz gibi spiker ya da sunucunun Fransızca bilmesi elbette şart değil. Ama okuyacağı Fransızca sözcüğün telâffuzunu mutlaka sorup öğrenmeli. Örneğin, çalıştığı TV kanalının dış haberler birimi, bu konuda en yakın adrestir.) ‘PassaParola’ temcit pilavı gibi Metin Uca’nın sunduğu eski ‘PassaParola’lar da Star TV’de döne döne yayınlanıyor. Bunlardan birinde çok garip bir durum yaşandı. Tekrar edilen izlence o kadar eskiydi ki Uca ekrandan, "Türkiye’yi Sertab Erener’in temsil edeceği Eurovision Şarkı Yarışması hangi ülkede yapılacak?" diye soruyordu. Erener’in birinci olduğu yarışmanın üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini, sıranın Türkiye’de yapılacak yeni Eurovision’a geldiğini bilen izleyiciler bu soruya herhalde çok gülmüşlerdir. Bir de Uca’nın Arapça kökenli sözcük türetmede yaptığı dil yanlışını yadırgamışlardır elbette... Bu bölümde sorulan sorulardan biri ‘külliye’ydi. Yarışmacı, ‘bir camiyle birlikte çevresinde kurulan yapılar topluluğu’ anlamındaki Arapça ‘külliye’ sözcüğünü bilemeyince Sayın Uca, açıklama yaptı: "Hani, dilimizde ‘külliyeten’ diye de bir sözcük vardır"... Oysa ‘bütünüyle, tamamıyla’ demek olan sözcüğün doğrusu ‘külliyeten’ değil, bilindiği gibi ‘külliyen’dir. Bitişik yazılmayan ‘bileşik sözcük’ yok Kanal D’de yine ‘Kim 500 Milyar İster?’in 4 Mart gecesi ekrana gelen bölümünde şu sözün ekrana yanlış yazıldığını gördük: "Hazır cevap". Aynı yarışmada 15 Mart gecesi de şu yanıt seçeneği dikkatimizi çekti: "İç İşleri Bakanı". Oysa ‘hazırcevap’ ve ‘içişleri’, bileşik sözcüklerdir, dolayısıyla bitişik yazılırlar. Doğrusu, Türkçedeki bu ‘bileşik sözcük’ işini, 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi’ni izleyen yıllarda, Atatürk’ün kalıtı gerçek Türk Dil Kurumu (TDK)’nun kapatılmasından sonra onun yerine kurulan yeni TDK’ya atanan yetersiz uzmanlar karman çorman ettiler. 1999 yılında TRT-1’de Dr. Ömer Önder’in sunduğu bir eğlence yarışmasına telefonla katılanlara Türkçe deyimler de soruluyordu. Bu izlencede, ‘bileşik sözcük’ olan, dolayısıyla bitişik yazılmaları gereken kimi sözcüklerin, ‘bakım evi’, ‘doğum evi’, ‘yer çekimi’ biçiminde ayrı yazılmaları dikkatimizi çekmişti. O sırada Star Gazetesi’nin TV sayfasındaki köşemizde bunu eleştirmiş, ‘bileşik sözcüğün, bitişik yazılan birden çok sözcükten oluştuğunu, ayrı yazılamayacağını’ anımsatmıştık. Bunun üzerine sunucu Dr. Ömer Önder bizi arayıp izlencenin danışmanlığını yapan TDK uzmanlarına konuyu sorduğunu, kendilerinden "dilimizde ‘ayrı yazılan bileşik sözcükler’in de bulunduğu" yanıtını aldığını söylemişti. Bizce burada savunulan şey, Türkçedeki ‘bileşik sözcük’ tanımına aykırı. Üstelik sonradan öğrendik ki, TDK’nın yeni dil uzmanları, hazırladıkları "İmlâ Kılavuzu"nda da ‘ayrı yazılan bileşik sözcükler’ yanlışlığını yineleyip duruma getirmişler. Kesinliği olan bilgi sorulmalı Bilgi ve ekin yarışmalarında birden çok kaynakça doğrulanan, kesin yanıtları bulunan sorular sorulmalı. Örneğin, yine ‘Kim 500 Milyar İster?’de elenenler arasında sık sık yargıya başvurup haklarını arayanlar çıkması, bu yarışmayı hazırlayanlar için elbette iyi not değil. Nitekim aynı yarışmanın 1 Mart gecesi izlediğimiz bölümünde sorulardan biri şuydu: "Kazanma olasılığı en fazla olan"... Yarışmada, yukarıdaki soru için verilen dört yanıt seçeneğinden ikisi, ‘favori’ ve ‘as’tı. Yani birbirine anlamdaş sayılabilecek, her ikisi de ‘kazanma olasılığı en fazla olan’ı anlatan iki sözcük... Gazetelerdeki en basit çapraz bulmacaları çözme alışkanlığına sahip okurlar bile bu iki sözcüğün eş anlamlı olduğunu bilirken, ‘bilgi yarışması hazırlayanlar’ın bilmemesi normal mi?.. ‘GİZEMLİ BİR SIR’! Star TV’de 16 Mart gecesi yönetmen Mario Azzopardi’nin "Felaket Habercisi" filmi şöyle tanıtılıyordu: "Bir gazeteci, gizemli bir sırrı keşfeder"... Sözlüklere göre, ‘gizem’in tanımı: "Aklın erişemediği, açıklanmayan veya çözülemeyen şey, sır". ‘Sır’ın sözlük karşılığına gelince: "Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey, giz". Bu durumda Star TV’de geçen ‘gizemli bir sır’ın ne anlama geldiğini bilen varsa, beri gelsin! |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
